Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Nasıl Silinir?

Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi, mahkûmiyet kararının türüne, cezanın infaz edilip edilmediğine, kaydın adli sicilde mi yoksa arşivde mi bulunduğuna ve bazı suçlar bakımından hak yoksunluğu doğurup doğurmadığına göre değerlendirilir. Her kayıt aynı usulle silinmez; bazı kayıtlar infazın tamamlanmasıyla adli sicilden çıkarılarak arşive alınırken, bazı arşiv kayıtlarının tamamen silinmesi için belirli sürelerin geçmesi veya ek hukuki şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle adli sicil kaydı sildirme sürecinde ilk yapılması gereken işlem, kaydın niteliğini ve hangi yasal şartlara tabi olduğunu doğru tespit etmektir.
Adli Sicil Kaydı ve Arşiv Kaydı Nedir?
Adli sicil kaydı, kesinleşmiş ceza mahkûmiyetleri ve kanunda belirtilen bazı ceza hukuku kararlarının işlendiği resmi kayıt sistemidir. Günlük kullanımda “sabıka kaydı” olarak da ifade edilir. Bir mahkûmiyet kararı kesinleştiğinde ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kapsamında kayda alınması gereken nitelikte olduğunda adli sicil sistemine işlenir.
Arşiv kaydı ise adli sicil kaydından çıkarılan bazı bilgilerin belirli şartlarla saklandığı kayıt alanıdır. Yani her silme işlemi, kaydın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Uygulamada en çok karıştırılan nokta da budur. Bir kayıt adli sicilden silinip arşive alınmış olabilir; ancak arşiv kaydının tamamen silinmesi için ayrıca kanunda aranan şartların oluşması gerekir.
Bu ayrım, özellikle kamu görevine giriş, özel güvenlik başvuruları, ruhsatlandırma işlemleri, mesleki yeterlilik süreçleri, seçim yeterliliği, yurt dışı işlemleri ve bazı kurum başvuruları bakımından önem taşır. Hangi kaydın hangi makam tarafından görülebileceği ve hangi hukuki sonucu doğurabileceği, somut başvurunun niteliğine göre değişebilir.
Adli Sicil ve Arşiv Kaydının Hukuki Dayanağı
Adli sicil ve arşiv kayıtlarının tutulması, verilmesi, düzeltilmesi ve silinmesi esas olarak 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu ile düzenlenmiştir. Kanunun 9. maddesi adli sicil bilgilerinin hangi hallerde silinerek arşive alınacağını; 12. maddesi arşiv bilgilerinin hangi şartlarda tamamen silineceğini; 13/A maddesi yasaklanmış hakların geri verilmesini; 14. maddesi ise silme işlemleriyle ilgili komisyon yapısını düzenler.
Bu nedenle “adli sicil kaydı nasıl silinir?” sorusunun cevabı tek cümleyle verilemez. Öncelikle kaydın;
- adli sicil kaydı mı yoksa arşiv kaydı mı olduğu,
- mahkûmiyetin hangi suça ilişkin bulunduğu,
- cezanın infazının tamamlanıp tamamlanmadığı,
- adli para cezası varsa ödenip ödenmediği,
- hapis cezası varsa infaz tarihinin ne olduğu,
- suçun hak yoksunluğu doğuran suçlardan olup olmadığı,
- yasaklanmış hakların geri verilmesi kararına ihtiyaç bulunup bulunmadığı,
ayrı ayrı incelenmelidir.
Adli Sicil Kaydı Hangi Hallerde Silinir?
5352 sayılı Kanun’a göre adli sicildeki bilgiler, belirli şartlar oluştuğunda Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından silinerek arşiv kaydına alınır. Bu noktada “silme” ifadesi, çoğu zaman kaydın tamamen yok edilmesi değil, adli sicilden çıkarılıp arşive aktarılması anlamına gelir.
Adli sicil kaydının silinerek arşive alınabileceği başlıca haller şunlardır:
Cezanın veya Güvenlik Tedbirinin İnfazının Tamamlanması
Bir mahkûmiyet kararının adli sicilden çıkarılması bakımından en sık karşılaşılan durum, cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanmasıdır. Hapis cezası bakımından infazın tamamlanma tarihi, yalnızca tahliye tarihiyle sınırlı düşünülmemelidir. Koşullu salıverilme, denetim süresi, bihakkın tahliye tarihi ve infaz evrakı birlikte değerlendirilmelidir.
Adli para cezasında ise ödeme tarihi, taksitlendirme yapılmışsa son taksitin ödendiği tarih veya cezanın farklı şekilde infaz edilip edilmediği önem taşır. Uygulamada, kişi cezasını fiilen tamamladığını düşünse bile infaz bilgisinin sisteme doğru şekilde işlenmemesi nedeniyle kayıt görünmeye devam edebilir. Bu durumda yalnızca silme başvurusu değil, eksik veya hatalı infaz bilgisinin düzeltilmesi de gerekebilir.
Şikâyetten Vazgeçme veya Etkin Pişmanlık Nedeniyle Mahkûmiyetin Sonuçlarının Ortadan Kalkması
Bazı hallerde ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Ancak her şikâyetten vazgeçme veya her etkin pişmanlık hali kendiliğinden kayıt silme sonucunu doğurmaz. Burada mahkeme kararının içeriği, suçun niteliği ve kararın kesinleşme durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Ceza Zamanaşımının Dolması
Ceza zamanaşımının dolması da adli sicil kaydının silinerek arşive alınması bakımından önem taşıyan hallerden biridir. Ancak zamanaşımı hesabı teknik bir değerlendirme gerektirir. Ceza miktarı, suç tarihi, kesinleşme tarihi, infaz işlemleri ve kesilme-durma halleri yanlış değerlendirilirse başvurunun reddi veya sürecin uzaması söz konusu olabilir.
Genel Af
Genel af halinde adli sicil kayıtları bakımından farklı hukuki sonuçlar doğabilir. Ancak af düzenlemesinin kapsamı, hangi suçları ve hangi sonuçları etkilediği ayrıca incelenmelidir. Her af düzenlemesi, arşiv kaydının kendiliğinden tamamen silinmesi sonucunu doğurmayabilir.
Arşiv Kaydı Nasıl Silinir?
Arşiv kaydının silinmesi, adli sicil kaydının silinmesinden farklıdır. Adli sicil kaydı çoğu durumda infazın tamamlanmasıyla arşive alınırken, arşiv kaydının tamamen silinmesi için kanunda ayrıca düzenlenen şartların gerçekleşmesi gerekir.
5352 sayılı Kanun’un 12. maddesine göre arşiv bilgileri, kaydın niteliğine göre farklı süre ve şartlara bağlı olarak tamamen silinebilir.
Ölüm Halinde Arşiv Kaydının Silinmesi
İlgilinin ölümü halinde arşiv bilgileri tamamen silinir. Bu hal, kanunda açıkça düzenlenmiştir. Uygulamada ölüm bilgisinin resmi kayıtlara işlenmesiyle birlikte işlem yapılması mümkündür.
Hak Yoksunluğuna Neden Olan Mahkûmiyetlerde Arşiv Kaydı
Anayasa’nın 76. maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki bazı özel kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından arşiv kaydının silinmesi daha farklı şartlara bağlanmıştır. Bu tür mahkûmiyetlerde kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
- yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmışsa 15 yıl,
- yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmamışsa 30 yıl,
geçmesi gerekir.
Bu nedenle bazı dosyalarda yalnızca “arşiv kaydım silinsin” şeklinde başvuru yapmak yeterli olmayabilir. Öncelikle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Diğer Mahkûmiyetlerde Beş Yıllık Süre
Hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetler dışında kalan diğer mahkûmiyetler bakımından arşiv kaydı, kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 5 yıl geçmesiyle silinebilir. Ancak bu sürenin hangi tarihten başlayacağı her zaman kolay belirlenmez. İnfaz tarihi, arşive alınma şartının oluştuğu tarih, mahkûmiyetin türü ve dosyadaki diğer kayıtlar birlikte incelenmelidir.
Fiilin Suç Olmaktan Çıkarılması
Bir fiil sonradan kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa, bu fiile ilişkin adli sicil ve arşiv kayıtları talep aranmaksızın tamamen silinir. Buna rağmen sistemde kayıt görünmeye devam ediyorsa, ilgili mevzuat değişikliği ve kaydın hangi suçtan kaynaklandığı açıkça gösterilerek silme veya düzeltme talebinde bulunulabilir.
Yargılamanın Yenilenmesi veya Kanun Yararına Bozma Sonrası Beraat
Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşmişse, önceki mahkûmiyete ilişkin adli sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir. Bu durumda başvuruda yeni kararın kesinleşmiş örneğinin sunulması önemlidir.
Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi Arşiv Kaydını Nasıl Etkiler?
Yasaklanmış hakların geri verilmesi, özellikle bazı mahkûmiyetlerin doğurduğu hak yoksunluklarının giderilmesi için başvurulan ayrı bir hukuki yoldur. Bu kurum, arşiv kaydının silinmesiyle aynı şey değildir; ancak bazı arşiv kayıtlarının silinme süresini etkileyebilir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli suç veya cezalara bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi için yasaklanmış hakların geri verilmesi talep edilebilir. Genel olarak mahkûm olunan cezanın infazının tamamlanmasından itibaren belirli bir sürenin geçmesi, kişinin bu süre içinde yeni bir suç işlememesi ve mahkemede iyi halli olduğu yönünde kanaat oluşması aranır.
Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı, bazı arşiv kayıtlarında 30 yıllık sürenin 15 yıl olarak uygulanabilmesi bakımından önem taşır. Ancak her mahkûmiyet bakımından bu yola başvurulması gerekmez. Dosyanın suç türü, mahkûmiyet sonucu ve hak yoksunluğu doğurup doğurmadığı incelenmeden genel bir değerlendirme yapılması hatalı olabilir.
Adli Sicil ve Arşiv Kaydı Silme Başvurusu Nereye Yapılır?
Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesine ilişkin işlemler Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü nezdinde değerlendirilir. Başvuru, şartlara göre e-Devlet üzerinden “Adli Sicil Silme ve Düzeltme Talebi” hizmeti kullanılarak yapılabilir. Ayrıca yazılı dilekçe ile başvuru yapılması da mümkündür.
Başvurunun doğru şekilde hazırlanması önemlidir. Çünkü kayıt türü yanlış belirtilirse, infaz belgeleri eksik sunulursa veya talep hukuki sebebiyle birlikte açıklanmazsa başvurunun sonuçlanması gecikebilir ya da talep reddedilebilir.
Silme Başvurusunda Hangi Belgeler Gerekebilir?
Her dosyada aynı belgeler gerekmese de uygulamada şu belgeler önem taşıyabilir:
- güncel adli sicil ve arşiv kaydı,
- kesinleşmiş mahkeme kararı,
- gerekçeli karar örneği,
- kesinleşme şerhi,
- infazın tamamlandığını gösteren belge,
- adli para cezası ödendi ise ödeme belgeleri,
- yerine getirme fişi,
- denetim süresinin tamamlandığını gösteren kayıtlar,
- yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı varsa kesinleşmiş örneği,
- yargılamanın yenilenmesi veya kanun yararına bozma sonrası verilen yeni karar,
- vekil aracılığıyla başvuru yapılacaksa özel yetki içeren vekâletname.
Bu belgelerin tamamı her başvuruda zorunlu olmayabilir. Ancak başvuru dosyasının güçlü ve anlaşılır hazırlanması, kayıt üzerindeki tereddütlerin giderilmesi bakımından önemlidir.
Adli Sicil Kaydı Silme Süreci Nasıl İşler?
Adli sicil ve arşiv kaydı silme süreci genel olarak şu şekilde ilerler:
1. Güncel Kaydın İncelenmesi
Öncelikle kişinin güncel adli sicil ve arşiv kaydı alınır. Kaydın hangi mahkemeye, hangi dosyaya, hangi suça ve hangi ceza türüne ilişkin olduğu belirlenir. Birden fazla kayıt varsa her biri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
2. Mahkeme Kararı ve İnfaz Bilgilerinin Kontrolü
Kayıtta görünen mahkûmiyetin kesinleşmiş karar örneği, infaz evrakı ve varsa ödeme belgeleri incelenir. İnfaz tamamlanmamışsa veya sistemde infaz bilgisi eksik görünüyorsa doğrudan silme talebi sonuç vermeyebilir.
3. Kaydın Adli Sicilden mi Arşivden mi Silineceğinin Belirlenmesi
Adli sicilde görünen kayıt ile arşivde görünen kayıt farklı hukuki sonuçlara tabidir. Bu nedenle başvuruda talebin “adli sicil kaydının silinmesi”, “arşiv kaydının silinmesi” veya “kaydın düzeltilmesi” şeklinde doğru kurulması gerekir.
4. Süre ve Şartların Hesaplanması
Arşiv kayıtlarında 5 yıl, 15 yıl veya 30 yıl gibi farklı süreler gündeme gelebilir. Hangi sürenin uygulanacağı mahkûmiyetin niteliğine göre belirlenir. Özellikle hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde yanlış süre hesabı başvurunun reddine neden olabilir.
5. Başvurunun Yapılması
Başvuru e-Devlet üzerinden veya yazılı dilekçe ile yapılabilir. Dilekçede talep açık, hukuki dayanak belirli ve ek belgeler düzenli olmalıdır. Talebin yalnızca “sabıka kaydımın silinmesini istiyorum” şeklinde genel ifadelerle yapılması her zaman yeterli olmayabilir.
6. İnceleme ve Karar Aşaması
Başvuru, ilgili makamlarca dosya ve kayıt bilgileri üzerinden incelenir. Kayıt türü, infaz bilgisi, suç tarihi, mahkûmiyet türü, hak yoksunluğu, kanun değişiklikleri ve varsa yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı dikkate alınır. Şartlar oluşmuşsa silme veya düzeltme işlemi yapılabilir.
Adli Sicil Kaydı Silinince Arşiv Kaydı da Silinir mi?
Hayır. Adli sicil kaydının silinmesi çoğu durumda arşiv kaydının da silindiği anlamına gelmez. Adli sicil kaydı silinerek arşive alınabilir. Arşiv kaydının tamamen silinmesi için 5352 sayılı Kanun’un 12. maddesinde belirtilen ayrıca şartların oluşması gerekir.
Bu nedenle kişi, adli sicil belgesinde kayıt görünmediği halde arşiv kaydında bilgi bulunduğunu görebilir. Bu durum özellikle “arşiv kayıtlı belge” istendiğinde ortaya çıkar. Hangi kurumun hangi belgeyi isteyebileceği ve bu kaydın hangi hukuki sonucu doğuracağı ayrıca değerlendirilmelidir.
HAGB Kararı Adli Sicile İşlenir mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, klasik anlamda adli sicil kaydına işlenen bir mahkûmiyet hükmü değildir. Bu kararlar ayrı bir sistemde tutulur ve ancak kanunda belirtilen merciler tarafından soruşturma veya kovuşturma kapsamında istenebilir.
Bu nedenle HAGB kararı ile kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı birbirine karıştırılmamalıdır. HAGB kararında denetim süresinin sorunsuz tamamlanması halinde davanın düşmesi gündeme gelir. Ancak bu süreçte denetim süresi, yeni suç işlenip işlenmediği ve mahkemece verilen nihai karar önem taşır.
Adli Para Cezası Ödenince Sicil Kaydı Hemen Silinir mi?
Adli para cezasının ödenmesi, infazın tamamlanması bakımından önemli bir aşamadır. Ancak ödeme yapılmasına rağmen kayıt sistemde görünmeye devam edebilir. Bunun nedeni ödeme bilgisinin ilgili yerlere ulaşmaması, infaz evrakının sisteme işlenmemesi veya arşiv kaydı bakımından ayrıca süre şartının bulunması olabilir.
Bu nedenle adli para cezası ödendikten sonra yalnızca dekontun bulunması yeterli görülmemeli; infazın tamamlandığını gösteren resmi kayıtların da kontrol edilmesi gerekir.
Arşiv Kaydı Memuriyet veya İş Başvurularında Sorun Yaratır mı?
Arşiv kaydının hangi başvuruda nasıl değerlendirileceği, başvurulan kurumun niteliğine, ilgili özel kanun hükümlerine, suçun türüne ve mahkûmiyetin sonucuna göre değişir. Her arşiv kaydı aynı sonucu doğurmaz. Bazı başvurularda yalnızca adli sicil kaydı istenirken, bazı özel alanlarda arşiv kaydı da dikkate alınabilir.
Bu nedenle “arşiv kaydı kesin olarak engel olur” veya “hiçbir sorun oluşturmaz” şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir. Özellikle kamu görevi, özel güvenlik, silah ruhsatı, meslek icrası, seçim yeterliliği veya yabancı ülke işlemleri gibi alanlarda dosyanın ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Silme ve Düzeltme Talebi Arasındaki Fark
Adli sicil ve arşiv kayıtlarında iki farklı talep türü gündeme gelebilir: silme ve düzeltme.
Silme talebi, kanuni şartları oluşmuş bir kaydın adli sicilden veya arşivden çıkarılması için yapılır. Düzeltme talebi ise kayıtta yer alan bilgilerin hatalı, eksik veya güncel olmaması halinde gündeme gelir.
Örneğin ceza infaz edilmiş olmasına rağmen sistemde infaz bilgisi görünmüyorsa, mahkeme kararı yanlış işlenmişse veya kişinin kimlik bilgileriyle kayıt arasında hata varsa düzeltme talebi gerekebilir. Yanlış hukuki yola başvurmak, süreci gereksiz yere uzatabilir.
En Sık Yapılan Hatalar
Adli sicil ve arşiv kaydı silme başvurularında uygulamada bazı hatalar sıkça görülür:
- kaydın adli sicil mi arşiv kaydı mı olduğunun incelenmemesi,
- infaz tamamlanmadan silme talebi yapılması,
- adli para cezası ödeme belgesinin veya infaz evrakının eklenmemesi,
- hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetlerde yasaklanmış hakların geri verilmesi ihtiyacının gözden kaçırılması,
- 5 yıl, 15 yıl ve 30 yıl sürelerinin yanlış hesaplanması,
- eski tarihli mahkûmiyetlerde geçiş hükümlerinin dikkate alınmaması,
- HAGB kararı ile mahkûmiyet hükmünün karıştırılması,
- başvurunun yalnızca genel ifadelerle yapılması,
- ret halinde hangi hukuki yola başvurulacağının değerlendirilmemesi.
Bu hatalar, yalnızca başvurunun reddedilmesine değil, kişinin iş, kamu başvurusu, ruhsat, mesleki süreç veya yurt dışı işlemlerinde zaman kaybetmesine de neden olabilir.
Başvuru Reddedilirse Ne Yapılabilir?
Adli sicil veya arşiv kaydı silme talebinin reddedilmesi halinde ret gerekçesi dikkatle incelenmelidir. Ret nedeni bazen süre şartının oluşmaması olabilir. Bazen de eksik belge, hatalı infaz bilgisi, yanlış başvuru türü veya hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyet nedeniyle farklı bir hukuki işlem yapılması gerekebilir.
Ret kararından sonra aynı talebin hiçbir ek açıklama yapılmadan tekrar sunulması çoğu zaman yeterli olmaz. Öncelikle ret gerekçesi ile dosya içeriği karşılaştırılmalı, eksik belge varsa tamamlanmalı, gerekirse ilgili mahkeme veya infaz birimi nezdinde kayıt düzeltme işlemleri yapılmalıdır. Hukuki sonucun somut olayın özelliklerine göre değişebileceği unutulmamalıdır.
Birden Fazla Sabıka Kaydı Varsa Nasıl Değerlendirilir?
Birden fazla mahkûmiyet kaydı bulunan kişiler bakımından her kayıt ayrı ayrı incelenir. Bir kaydın silinme şartlarının oluşması, diğer kayıtların da otomatik olarak silineceği anlamına gelmez. Her mahkûmiyetin suç tarihi, karar tarihi, kesinleşme tarihi, infaz tarihi, ceza türü ve hak yoksunluğu etkisi ayrı değerlendirilmelidir.
Ayrıca yeni suç işlenmesi, yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi bakımından önem taşıyabilir. Bu nedenle çoklu kayıt bulunan dosyalarda başvuru hazırlanmadan önce tüm adli sicil ve arşiv kaydının bütün halinde incelenmesi gerekir.
1 Haziran 2005 Öncesi Kayıtlar Bakımından Dikkat Edilmesi Gerekenler
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten önceki kayıtlar bakımından geçiş hükümleri önem taşır. Eski kanun döneminde oluşan kayıtların silinmesi veya arşivden çıkarılması, suç tarihi ve önceki mevzuattaki sürelerin dolup dolmadığına göre ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle eski tarihli kayıtlar bakımından standart bir başvuru metniyle hareket edilmesi doğru olmayabilir. Özellikle 2005 öncesi mahkûmiyetlerde, geçici madde hükümleri ve ilgili özel kanunlar birlikte ele alınmalıdır.
Profesyonel Hukuki Değerlendirmenin Önemi
Adli sicil ve arşiv kaydı silme süreci ilk bakışta basit bir başvuru işlemi gibi görünse de, çoğu dosyada teknik hukuki değerlendirme gerektirir. Cezanın infaz tarihi, arşive alınma şartı, hak yoksunluğu, yasaklanmış hakların geri verilmesi, eski kanun dönemi kayıtları, yabancı mahkeme kararları ve düzeltme talepleri sürecin sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmesi gerekir. Aynı suçtan mahkûm olan iki kişi bakımından dahi cezanın türü, infaz tarihi, ek kararlar ve sonraki hukuki gelişmeler farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak, başvuruyu doğru hukuki sebebe dayandırmak ve eksik işlem nedeniyle zaman kaybetmemek için profesyonel hukuki destek alınması önemlidir.
Kayıtların Doğru İncelenmesi Hak Kaybını Önler
Adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi, yalnızca geçmişe ilişkin bir kayıt işlemi değildir; kişinin mesleki, idari ve sosyal hayatını etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce kaydın türü, mahkûmiyetin niteliği, infaz durumu ve kanuni süreler dikkatle incelenmelidir.
Doğru hazırlanmış bir başvuru, sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar. Ancak her başvuruda sonucun dosyanın özel koşullarına göre belirleneceği unutulmamalıdır. Özellikle arşiv kaydı, hak yoksunluğu doğuran mahkûmiyetler ve eski tarihli kayıtlar bakımından hukuki değerlendirme yapılmadan işlem tesis edilmesi, telafisi güç zaman kayıplarına neden olabilir.
Henüz yorum yapılmamış.